Furkan Dergisi 55.Sayı Aralık/2016

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın özellikle son üç senedir sıkça dile getirdiği bir cümle: “Yalnız bırakıldım.” Yine kendi ifâdeleriyle 2010 yılından beri bu böyle... Furkan Dergisi olarak, bu süreçte Bütün Fikir penceresinden yapılan devamlı ve umûmî tahlillerin yanında, Erdoğan’ın yalnızlığı durumunda beliren Türkiye’deki umûmî “yerlilik ve millîlik” sorununu yazıyorduk.. 15 Temmuz’dan önce Erdoğan’ın bu yalnızlığını “Etrafındakiler ne düşünüyor” şeklinde bir okuma programı çerçevesinde bütün bir bakışla tahlil etmek istedik. Fakat 15 Temmuz sonrasına nasib oldu. Aslında hükümlerimiz gerek Üstad Necib Fazıl’ın gerek Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun tesbitleri ışığında belli idi; hükümlere götürecek teknik malzemelerin, tahlil unsurlarının dizimini yapmak gerekecekti. Telkinle aldıklarımızı bir kez daha, yeni tecrübe unsurlarımızda tahkikle gördük. Şu ân Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü olan İbrahim Kalın, Erdoğan’ın bir süre danışmanlığını da yapmış olan eski bakanlardan Yalçın Akdoğan, şu ân AK Parti sözcülüğü mevkiinde milletvekilliğine devam eden Yasin Aktay ve kendisini baş müftü, şeyhülİslâm edâsı ile her devre, her yere sunan ve giren Hayrettin Karaman… Bu isimlerin ikişer adet kitabları okundu ve Büyük Doğu – İBDA fikriyâtı ve aksiyonu eşliğinde tenkidleri yapılmaya çalışıldı...